"Fikri Hür, Vicdanı Hür, İrfanı Hür Eğitim Çalışanlarının Adresi"

Ana SayfaGüncelMEB, SEMİNER TAKVİMİNİ NETLEŞTİRMELİ; İDARİ İZİN UYGULAMASINA SON VERMELİDİR

MEB, SEMİNER TAKVİMİNİ NETLEŞTİRMELİ; İDARİ İZİN UYGULAMASINA SON VERMELİDİR

Genel Başkanımız Levent Kuruoğlu, öğretmenlerin mesleki çalışma süreçlerine ilişkin yaşanan belirsizliklere dikkat çekerek Millî Eğitim Bakanlığı’na çağrıda bulundu. Kuruoğlu, seminer çalışmalarının hangi tarihlerde yapılacağının açık ve öngörülebilir şekilde ilan edilmesi gerektiğini belirterek, her yıl tekrar eden idari izin uygulamasına son verilmesi için mevzuat değişikliğinin zorunlu olduğunu ifade etti.

2025-2026 eğitim öğretim yılının ikinci döneminin 26 Haziran Cuma günü sona ereceğini hatırlatan Kuruoğlu, mevcut mevzuata göre öğretmenlerin derslerin kesiminden temmuz ayının ilk iş gününe kadar mesleki çalışma yapmakla yükümlü olduğunu vurguladı. Bu çalışmalar karşılığında ise Ek Dersle İlgili Esaslar kapsamında iki haftayı geçmemek kaydıyla haftada 15 saat ek ders ücreti ödendiğini belirtti.

Ancak mevcut takvimin bu çerçeveyle örtüşmediğine dikkat çeken Kuruoğlu, 27-28 Haziran tarihlerinin hafta sonuna denk gelmesi ve 29-30 Haziran’ın yalnızca iki iş günü olması nedeniyle mesleki çalışmalar için yeterli sürenin oluşmadığını ifade etti. Önceki yıllarda benzer durumlarda hafta sonlarına seminer konulmasının hukuki tartışmalara yol açtığını ve sendikaların bu uygulamalara karşı haklı tepkiler ortaya koyduğunu hatırlattı.

“Takvim planlaması ile mevzuat arasında açık bir uyumsuzluk söz konusudur” diyen Kuruoğlu, öğretmenlerin mesleki gelişimini destekleyecek en az bir haftalık planlı seminer süresinin mevcut takvimde yer almamasının ciddi bir eksiklik olduğunu vurguladı.

Kuruoğlu, sorunun kısa vadede çözümü için derslerin kesim tarihinin 19 Haziran Cuma gününe çekilmesi, 22-26 Haziran tarihleri arasında mesleki çalışmaların yapılması ve 29-30 Haziran tarihlerinde öğretmenlerin idari izinli sayılması yönünde bir düzenleme yapılabileceğini ifade etti.

Ancak kalıcı çözümün ancak mevzuat değişikliği ile mümkün olduğunu belirten Kuruoğlu, mevcut durumda yönetmelikler ile Ek Ders Esasları arasında açık bir çelişki bulunduğunu dile getirdi. Yönetmeliklerin mesleki çalışma süresini “derslerin kesiminden temmuz ayının ilk iş gününe kadar” şeklinde tanımladığını, Ek Ders Esasları’nın ise bu süreyi “iki haftayı geçmemek üzere” sınırlandırdığını hatırlattı.

Bu çelişkinin her yıl geçici ve farklı uygulamalarla giderilmeye çalışıldığını ifade eden Kuruoğlu, “Kimi zaman idari izin, kimi zaman hafta sonu semineri… Bu yaklaşım sürdürülebilir değildir. Eğitim sistemi geçici çözümlerle değil, net ve bağlayıcı düzenlemelerle yönetilmelidir” dedi.

Hürriyetçi Eğitim Sen olarak çözüm önerilerini de paylaşan Kuruoğlu, mesleki çalışmaların derslerin başlangıcından önceki iki hafta ile derslerin kesiminden sonraki iki hafta olarak açık şekilde düzenlenmesi gerektiğini belirtti. Bu süreye denk gelen resmî tatiller ve idari izinlerin de çalışma süresine dahil edilmesi gerektiğini ifade eden Kuruoğlu, fiilen görev yapan öğretmenlere haftada 15 saat ek ders ücreti ödenmesinin esas alınması gerektiğini vurguladı.

Açıklamasını net bir çağrıyla tamamlayan Kuruoğlu, “Millî Eğitim Bakanlığı artık geçici çözümlerle günü kurtaran değil, sistemi düzenleyen bir yaklaşım ortaya koymalıdır. Belirsizlik değil planlama, geçici uygulamalar değil kalıcı mevzuat esastır” ifadelerini kullandı.