"Fikri Hür, Vicdanı Hür, İrfanı Hür Eğitim Çalışanlarının Adresi"

Ana SayfaÖzlük Hukukİdari Mahkeme KararlarıÜyemizin Görev Yeri Değişikliğine İlişkin İşleme Gaziantep 3. İdare Mahkemesi’nden İptal Kararı

Üyemizin Görev Yeri Değişikliğine İlişkin İşleme Gaziantep 3. İdare Mahkemesi’nden İptal Kararı

Gaziantep’te görev yapan üyemiz hakkında yürütülen idari soruşturma sonucunda tesis edilen il içi yer değişikliği işlemine karşı açılan davada, Gaziantep 3. İdare Mahkemesi dava konusu işlemin iptaline karar verdi.

Davaya konu olayda; üyemizin öğrencileri bir kurs merkezine yönlendirdiği iddiasıyla yürütülen soruşturma neticesinde görev yerinin değiştirilmesine karar verilmişti. Ancak mahkeme, söz konusu iddiaların somut ve yeterli delillerle ortaya konulamadığını, soruşturma kapsamında alınan ifadelerin büyük çoğunluğunda yönlendirme iddiasını doğrulayan açık ve kesin beyanların bulunmadığını tespit etti.

Mahkeme kararında; toplam 140 öğrencinin ifadesi incelendiğinde yalnızca sınırlı sayıda öğrencinin iddiaya yönelik beyanda bulunduğu, buna karşılık öğrencilerin büyük çoğunluğunun herhangi bir yönlendirme yapılmadığını ifade ettiği vurgulandı. Ayrıca, okul idarecileri ve öğretmenlerden alınan beyanlarda da iddiaları destekleyen somut bulguların yer almadığı belirtildi.

Yargılama sürecinde; idarenin memurların görev yerini değiştirme konusunda takdir yetkisi bulunsa da bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda, objektif ve somut gerekçelere dayanılarak kullanılması gerektiği ifade edildi. Mahkeme, üyemizin aynı okulda görev yapmaya devam etmesinin kamu hizmetini olumsuz etkileyeceğine dair hukuken geçerli ve somut bir tespitin ortaya konulamadığını belirterek görev yeri değişikliği işlemini hukuka aykırı buldu.

Kararda ayrıca; idari işlemlerin somut, objektif ve hukuken kabul edilebilir delillere dayanması gerektiği, aksi halde tesis edilen işlemlerin hukuki güvenlik ve ölçülülük ilkelerini zedeleyeceği vurgulandı.

Bu karar; soruşturma sonucu verilen idari yer değişikliği işlemlerinde somut delil ve kamu yararı kriterlerinin açık şekilde ortaya konulmasının zorunlu olduğunu göstermesi bakımından emsal nitelik taşımaktadır.