"Fikri Hür, Vicdanı Hür, İrfanı Hür Eğitim Çalışanlarının Adresi"

Ana SayfaGüncelToplu Sözleşmelerde Yetkili Sendika Memur-Sen Memurun Mevcut Haklarını Daraltmış Ve Önemli Hak...

Toplu Sözleşmelerde Yetkili Sendika Memur-Sen Memurun Mevcut Haklarını Daraltmış Ve Önemli Hak Kayıplarına Yol Açmıştır!

Genel Başkanımız Levent KURUOĞLU Yetkili Sendika Memur-Sen’in memura verdiği zararlar konusunda yazılı açıklama yaptı. Açıklamasında:

1. (Aile Yardımı Ödeneği) Memurun hakkını koruduğunu iddia eden yetkili sendika Memur-Sen, kanundan ve mevzuattan habersiz şekilde, toplu sözleşmelerin “Aile yardımı ödeneğinden geriye dönük yararlanma” başlıklı maddelerinde yer alan ve “Aile yardımı ödeneğinden üç ay geriye dönük ödeme yapılır.” anlamına gelen hükümlere göre, memurun aile yardımı ödeneğinden yararlanabileceği tarihten önceki belirlenen bir tarihe kadar üç ay geriye dönük aile yardımı ödemesi verilmesini talep etmiş ve toplu sözleşmeleri bu şekilde imzalamıştır. Peki, aslında kanuna göre geriye dönük 5 yıl alınabilmekte olan aile yardımında, geriye dönük ödemeyi belirlenen bir tarihe kadar 3 ayla sınırlayan yetkili sendika Memur-Sen bu işi nasıl başarmıştır? Oysa toplu sözleşmeler vasıtasıyla kamu görevlilerinin sahip oldukları haklara ilave yeni haklar elde etmeleri amaçlanmaktadır. Ancak Memur-Sen, bu talebiyle mevzuatta yer almayan kısıtlamalar getirerek memurların parasal haklarından yoksun bırakılmasına, maddi zarara uğratılmasına ve hak kaybına neden olmuştur. Şöyle ki; 6. Dönem Toplu Sözleşmesinin 36. maddesinde; “Aile yardımı ödeneğinden geriye dönük yararlanma MADDE 36- (1) Aile yardımından yararlanılabilecek eş ve çocuk durumunda meydana gelen değişiklikleri daha sonraki tarihlerde bildiren personele, ilgili mevzuatı uyarınca aile yardımı ödeneği verilmesi koşullarının mevcut olması ve 01/10/2021 tarihinden öncesine taşmaması kaydıyla, anılan bildirime dayanılarak aile yardımı ödeneğinden yararlanabileceği tarihten önceki üç aya kadar olan dönem için de aile yardımı ödenekleri verilir.” 7. Dönem Toplu Sözleşmesinin 35. maddesinde; “Aile yardımı ödeneğinden geriye dönük yararlanma MADDE 35- (1) Aile yardımından yararlanılabilecek eş ve çocuk durumunda meydana gelen değişiklikleri daha sonraki tarihlerde bildiren personele, ilgili mevzuatı uyarınca aile yardımı ödeneği verilmesi koşullarının mevcut olması ve 01/10/2023 tarihinden öncesine taşmaması kaydıyla, anılan bildirime dayanılarak aile yardımı ödeneğinden yararlanabileceği tarihten önceki üç aya kadar olan dönem için de aile yardımı ödenekleri verilir.” 8. Dönem Toplu Sözleşmesinin 35. maddesinde; “Aile yardımı ödeneğinden geriye dönük yararlanma MADDE 35- (1) Aile yardımından yararlanılabilecek eş ve çocuk durumunda meydana gelen değişiklikleri daha sonraki tarihlerde bildiren personele, ilgili mevzuatı uyarınca aile yardımı ödeneği verilmesi koşullarının mevcut olması ve 01/10/2025 tarihinden öncesine taşmaması kaydıyla, anılan bildirime dayanılarak aile yardımı ödeneğinden yararlanabileceği tarihten önceki üç aya kadar olan dönem için de aile yardımı ödenekleri verilir.” Bu hükümlerle, aile yardımı ödeneğinden belirlenen tarihe kadar en fazla üç ay geriye dönük ödeme yapılması kararlaştırılmıştır. Oysa toplu sözleşmelerin amacı kamu görevlilerinin sahip oldukları haklara ilave haklar kazandırmaktır. Ancak yukarıdaki düzenlemeler incelendiğinde, memurlara yeni bir hak verilmesinden ziyade zaten var olan bir hakkın kısıtlandığı açıkça görülmektedir. Peki bu nasıl olmuştur? Aile yardımı; Anayasamızda yer alan sosyal devlet ilkesi ve ailenin korunması ilkesi gereği, ayrıca taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerde yer alan devletin anne ve çocukların korunması için aile yardımları ve mali düzenlemeler dahil her türlü tedbiri alacağına ilişkin hükümler doğrultusunda düzenlenmiş olan bir haktır. Bu yardım; aynı statüde çalışan kamu görevlilerinden, eş ve çocukları nedeniyle fazladan mali yük taşıyanlara verilmekte olup ücrette adaletin sağlanmasına katkı sağlayan memurun mali özlük haklarından biridir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Aile Yardımı Ödeneği” başlıklı 202. maddesinde; “Evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verilir. Bu yardım; memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500, çocuklarından her biri için 250 gösterge rakamının (72 nci ay dahil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı) aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödenir.” hükmü yer almaktadır.

“Aile yardımı ödeneğinin ödeme usulü” başlıklı 203. maddesinde; “Aile yardımı ödeneği Devlet memurlarına her ay aylıklarıyla birlikte ödenir.” hükmü yer almaktadır. “Aile yardımı ödeneğine hak kazanma” başlıklı 204. maddesinde ise; “Memur, eş için ödenen aile yardımı ödeneğine evlendiği; çocuk için ödenen yardıma da çocuğunun doğduğu tarihi takip eden ay başından itibaren hak kazanır.” hükmü bulunmaktadır. Görüldüğü üzere 657 sayılı Kanun’da aile yardımı bildiriminin verilmesi için herhangi bir süre şartı öngörülmemiştir. Ayrıca geriye dönük talep edilmesini engelleyen bir hüküm de bulunmamaktadır. Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nde de buna ilişkin bir sınırlama yer almamaktadır. Dolayısıyla memurların verecekleri bildirimlere dayanarak geriye dönük aile yardımı talep etmelerinin önünde hukuki bir engel bulunmamaktadır. Ancak toplu sözleşmelerde yer alan “üç ay geriye dönük ödeme” sınırlaması, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Ödenemeyen giderler ve bütçeleştirilmiş borçlar” başlıklı 34. maddesinin 3. fıkrasına da aykırıdır. Söz konusu maddede; “İlgili olduğu mali yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde, alacaklıları tarafından geçerli bir mazerete dayanmaksızın yazılı talep edilmediğinden veya belgeleri verilmediğinden dolayı ödenemeyen borçlar zamanaşımına uğrayarak kamu idareleri lehine düşer.” hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre, kamu alacaklarının beş yıl içinde talep edilmesi halinde ödenmesi mümkündür. Tüm bunlara rağmen memurun hakkını koruduğunu iddia eden yetkili sendika Memur-Sen, kanundan ve mevzuattan habersiz şekilde, memurun aile yardımı ödeneğinden yararlanabileceği tarihten önceki belirlenen bir tarihe kadar sadece üç ay geriye dönük ödeme yapılmasını talep etmiş ve bu şekilde toplu sözleşmeleri imzalamıştır. Oysa sendikaların temel görevi, memurların mevcut haklarını korumak ve yeni haklar elde etmektir. Ancak bu örnekte Memur-Sen, kanuna göre 5 yıl geriye dönük alınabilecek bir hakkı 3 ay ile sınırlayarak, memurların parasal haklarından mahrum bırakılmasına, maddi zarara uğramasına ve hak kaybı yaşamasına neden olmuştur. Kaldı ki normlar hiyerarşisi gereğince, alt düzenleyici işlemler üst hukuk normlarına aykırı olamaz ve mevcut hakları daraltamaz. Dolayısıyla Devlet Memurları Kanunu ve ilgili mevzuatta geriye dönük ödeme konusunda herhangi bir sınırlama bulunmamasına rağmen, toplu sözleşme ile bu hakkın daraltılması hukukun genel prensiplerine açıkça aykırıdır. Sonuç olarak, yetkili sendika Memur-Sen; kanuna göre 5 yıl geriye dönük alınabilecek aile yardımı ödeneğini, toplu sözleşme hükümleriyle 3 ayla sınırlandırarak memurların mevcut hakkını daraltmış ve önemli bir hak kaybına yol açmıştır.