"Fikri Hür, Vicdanı Hür, İrfanı Hür Eğitim Çalışanlarının Adresi"
image
Hürriyetçi Eğitim Sen İzmirden Konak Öğretmenevinin Kapatılmasına Sert Tepki
99 06 Temmuz, 2024

Hürriyetçi Eğitim Sen İzmirden Konak Öğretmenevinin Kapatılmasına Sert Tepki

Hürriyetçi Eğitim Sen İzmirden Konak Öğretmenevinin Kapatılmasına Sert Tepki

 Hürriyetçi Eğitim Sen İzmir İl Başkanı Adnan Sarısayın, Konak Hasan Sağlam Öğretmenevi’nin yeniden inşası beklenirken tasarruf gerekçesiyle kapatılma kararı alınmasıyla İzmir’in merkezinde eğitim çalışanlarına hizmet verecek öğretmenevi kalmadığını belirterek "Öğretmeninin itibarından öğretmenin evinden tasarruf etmeyin. Yapacaksanız bir tasarruf vergi borçlarını sildiğiniz holding patronlarından tasarruf edin" dedi.

İzmir'de 30 Ekim 2020 depremi sonrası ağır hasar alan Konak Hasan Sağlam Öğretmenevi yıkıldı. Söz konusu öğretmenevinin yeniden inşa edilmesi beklenirken Milli Eğitim Bakanlığı tarafından tümüyle kapatılma kararı alındı. Milli Eğitim Bakanlığı'ndan İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne gönderilen yazıda, “....Bakanlığımız Bütçesi'nden ödenek gönderilmesine imkân bulunmaması nedenleriyle kamu kaynaklarının israfının önüne geçilmesi, etkili, ekonomik ve verimli olarak kullanılabilmesi amacıyla İlgi (b)'de kayıtlı Makam Onayı ile kapatılması uygun görülmüştür" denildi.

Hürriyetçi Eğitim Sen İzmir İl Başkanı Adnan Sarısayın, İzmir'in merkezinde öğretmenevi kalmadığını belirterek Konak Hasan Sağlam Öğretmenevi’nin kapatılmasına tepki gösterdi.

"Merkezde öğretmenevi olmayan tek şehir İzmir"

ANKA Haber Ajansı'na konuşan Sarısayın, "İzmir'in merkezinde bir tane öğretmenevi kalmadı. 50 bin öğretmenin binlerce emekli öğretmenin çalıştığı İzmir'imizde hiçbir öğretmenevi merkezde yok. En yakın öğretmenevi 70 kilometre uzaklıktaki Bayındır'da. Yani buraya bir öğretmen hastasını getirse veya tayin için geliyor olsa, güvenli bir yerde kalayım, öğretmenevinde kalayım dese maalesef kalacağı bir öğretmenevi İzmir'de yok. Büyük şehirler için merkezde öğretmenevi olmayan tek şehir İzmir. Türkiye'nin üçüncü büyük şehrinin maalesef merkezinde bir öğretmenevi yok" dedi.

"Öğretmenevine göz dikilmesin"

Konak Hasan Sağlam Öğretmenevi'nin yeniden yapılması beklenirken kapatıldığını ifade eden Sarısayın, "1989 yılından 2021 yılına kadar İzmir'in kalbinde, merkezinde en kıymetli yerinde Konak Hasan Sağlam Öğretmenevi, 2021 yılına kadar, 32 yıl öğretmenlerimize ve hizmet alanlara hizmet sundu. 2021 yılında deprem güçlendirmesi gerekçesiyle yenilenecek denilerek 32 yıllık öğretmenevi maalesef yıkıldı. Yıkılırken il milli eğitim müdürümüz, 'Türkiye'nin en prestijli öğretmenevini yapacağız. 5 yıldızlı otel konforunda hizmet sunacağız öğretmenlerimize' diyerek yıktıkları bu öğretmenevi maalesef 25 Haziran tarihli bakanlığın aldığı kararla kapatılma kararı alındı. Yani öğretmenevinin projesi hazırdı, Dünya Bankası'ndan kredisi alınmıştı. Herhangi bir maddi sorunu yokken öğretmenevi tasarruf tedbirleri, gerekçe gösterilerek maalesef kapatılma kararı çıkarılmış. Biz öğretmenler olarak kapatılma kararını kabul etmiyoruz. Öğretmenevimize sahip çıkmak istiyoruz. Tasarruf öğretmenin evinden başlamaz. Eğer tasarruf edecekseniz başka israf yollarını kesin diyoruz. En azından vergi cezaları silinen holdinglerden başlasın tasarruf. Öğretmenevine göz dikilmesin" diye konuştu.

"Bu kararın yeniden gözden geçirilmesini istiyoruz"

Öğretmenlerin İzmir'in merkezinde öğretmenevinden mahrum kaldığını dile getiren Sarısayın, "Öğretmenin günlük stres, koşuşturma içerisinde soluklanabileceği bir hizmet alanıydı burası. Maalesef şu anda stresini atabileceği, oyun oynayabileceği, dinlenebileceği, çayını, kahvesini içebileceği arkadaşlarıyla buluşabileceği, toplantılar yapacağı, oğlunun kızının nişanını, düğününü yapabileceği düğün salonları vardı. Onlardan mahrum kaldı. Toplantı salonlarından mahrum kaldı. Sadece burası değil, Karşıyaka Öğretmenevi vardı, orası da yıkıldı. Bayraklı'da Bornova Öğretmenevi vardı, orası da yıkıldı. Şu anda İzmir'de bir tane merkezde öğretmenevi yok. En yakın öğretmen evi 70 kilometre ilerideki Bayındır'dalar. Bu kabul edilemez. Buraya gelen insanlar güvenli kalabilecekleri bir yer arıyor. Burası da öğretmen için güvenli kalınabilecek bir alandı. Bu alandan mahrum bırakıldılar. Biz bu kararın yeniden gözden geçirilmesini istiyoruz. Bildiğimiz kadarıyla bu kıymetli arsa Eczacıbaşı ailesinin bir bağışı olarak biliyoruz. Çünkü yandaki Kestelli Şerife Eczacıbaşı Ortaokulu, Eczacıbaşı ailesinin bağışladığı burası da Eczacıbaşı ailesinin bağışladığı bir arsa olarak biliyoruz. Eczacıbaşı ailesinin de bu malına sahip çıkmasını bekliyoruz. Eğitim amaçlı olarak bunu bağışladıklarını biliyoruz. Bu bağışlarına sahip çıkmalarını, takip etmelerini diliyoruz" ifadelerini kullandı.

"Öğretmeninin itibarından öğretmenin evinden tasarruf etmeyin"

"Öğretmene yapılan hizmet israf olarak görülüyor" diyen Sarısayın, sözlerinin devamında ise şunları kaydetti:

"Geçenlerde bakanımızın da talihsiz bir açıklaması olmuştu. 'Öğretmenler, dünyanın hiçbir tarafında bu kadar çok öğretmen devlet tarafından fonlanmıyor' demişti. Öğretmenleri fonlanan insan, olarak görüyor. Halbuki öğretmen Türkiye'nin geleceğidir. Öğretmenin itibarından, geleceğinden tasarruf edersek Türkiye'nin geleceğinden tasarruf ederiz. Öğretmeninin itibarından öğretmenin evinden tasarruf etmeyin. Yapacaksanız bir tasarruf vergi borçlarını sildiğiniz holding patronlarından tasarruf edin.

"Birilerine rant kapısı mı açılmaya çalışılıyor"

Endişemiz; acaba birilerine rant kapısı mı açılmaya çalışılıyor. Çünkü şöyle baktığımız zaman İzmir'in merkezinde, kalbinde en değerli arsa olarak görülüyor burası. Manzarasıyla, bulunduğu konum itibarıyla İzmir'in göbeğinde, merkezinde, kalbinde olması itibarıyla acaba bu kıymetli arsa birilerine rant kapısı olarak mı açılacak diye endişeleniyoruz. Buranın akıbetini merak ediyoruz. Buranın eğitim amacı dışında kullanılmasını, satılmasını istemiyoruz. Biz öğretmenler olarak soluklanacağımız, stres atacağımız bir öğretmenevi istiyoruz. Buraya gelip burada buluşmak istiyoruz. Arkadaşlarımızla burası bizim evimiz olsun istiyoruz. Ayrıca bunun da piyasa şartlarının altında öğretmenin, tüm eğitim çalışanlarının yararlanabileceği öncelikli olarak bir yer olmasını istiyoruz."