Değerli basın mensupları,
Kıymetli eğitim çalışanları,
Aziz Türk milleti;
Hürriyetçi Eğitim Sen, eğitim çalışanlarının sendikasıdır. Bu nedenle bugün burada, terör örgütü PKK tarafından şehit edilen öğretmenlerimiz adına bulunuyoruz.
Biz eli kanlı PKK terör örgütünü açık veya üstü kapalı af getiren düzenlemede şehit öğretmenler adına tarafız.
Öğretmenler olarak bizler şehir merkezlerinde ilçelerde kasabalarda köylerde ülkemizin en ücra köşelerinde ülkemizin 60 bin noktasında Türk bayrağını göklere çekenleriz. Bu ülkenin çocuklarını aydınlık yarınlara ulaştırmak için elimizde bir kalemle görev yapanlarız. Görevini yaparken PKK terör örgütü mensupları tarafından 157 öğretmenimizi şehit vermiş bir meslek grubuyuz.
PKK terör örgütü mensubu katil hain alçak teröristler tarafından Yasemin ve Bayram Tekin öğretmenlerimiz, kızları Betül ile birlikte katledildi.
Yasemin öğretmeniz 8 aylık hamileydi kızları Betül 3 yaşındaydı. Bayram Tekin’in gözleri önünde Yasemin öğretmenimizi karnındaki 8 aylık çocuğuyla ve 3 yaşındaki kızları Betül’ü kurşuna dizdiler. Sonra Bayram öğretmenimiz kurşuna dizildi.
Neşe Alten, ilk görev yerine büyük bir heyecanla gitmiş genç bir öğretmendi. Babasıyla birlikte şehit edildi.
Necmettin Yılmaz, öğrencilerine ve mesleğine kavuşalı henüz aylar olmuşken kaçırıldı ve katledildi.
Şenay Aybüke Yalçın, öğrencilerine karnelerini dağıttığı gün terör saldırısında şehit edildi.
Biz bugün burada şehit öğretmenlerimiz ve aileleri adına konuşuyoruz.
Şenay Aybüke Yalçın adına konuşuyoruz.
Necmettin Yılmaz adına konuşuyoruz.
Neşe Alten adına konuşuyoruz.
Ayşe ve Numan Konakçı adına konuşuyoruz.
Yasemin ve Bayram Tekin adına konuşuyoruz.
Üç yaşındaki kızları Betül adına konuşuyoruz.
Buminhan Temizkan, Nurettin Aslan ve Aydın Yılmaz adına konuşuyoruz.
PKK terör örgütünün hain saldırılarında şehit edilen bütün öğretmenlerimiz ve aileleri adına konuşuyoruz.
Biz bugün TBMM meclisine getirilen Çerçeve Yasada şehit öğretmenler adına tarafız.
TBMM’de çerçeve yasanın görüşüleceği komisyona sesleniyoruz. Bebek katili Apo’nun fikrinin alındığı kanun teklifinin görüşmelerinde bir eğitim sendikası olarak konuşma hakkımızın verilmesini istiyoruz.
Biz terörün sona ermesine karşı değiliz.
Bu ülkede hiçbir askerimizin, polisimizin, korucumuzun, öğretmenimizin veya vatandaşımızın bir daha terör saldırısında hayatını kaybetmemesini herkesten çok isteriz.
Terör örgütü bütün silahlarını teslim etmeli, örgütsel yapısını dağıtmalı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin hukukuna koşulsuz biçimde teslim olmalıdır.
Ancak terör örgütünün silah bırakması, Türk milletine yapılmış bir iyilik değildir.
Bu, devlete sunulmuş bir lütuf değildir.
Pazarlık kozu hiç değildir.
Suç işlemeyi bırakmak, işlenen suçları ortadan kaldırmaz.
Bugün silah bıraktığını söyleyenlerin geçmişte işledikleri suçlar, şehitlerimizin mezarları ve ailelerinin acıları olduğu yerde durmaktadır.
Bu teklif hazırlanırken terör suçlularının geleceği düşünülmüş; fakat şehit ailelerinin, gazilerin, terör mağdurlarının ve milletimizin adalet duygusu dikkate alınmamıştır.
Terör suçlularına hangi kolaylıkların sağlanacağı ayrıntılı biçimde konuşulurken, şehitlerin ailelerine ne söyleneceği cevapsız bırakılmıştır.
Biz bu teklifte şehit edilen öğretmenlerimizin, askerlerimizin, polislerimizin, korucularımızın, kamu görevlilerimizin vatandaşlarımızın sesini göremiyoruz.
Biz bu teklifte, evladını toprağa veren annenin gözyaşını göremiyoruz.
Biz bu teklifte, eşi, kardeşi şehit edilen insanların ve milletimizin adalet beklentisini göremiyoruz.
Biz bu teklifte, terör örgütünün saldırıları nedeniyle öğretmensiz kalan çocukların yaşadığı acının karşılığını göremiyoruz.
Terör bitsin; fakat terörist ödüllendirilmesin.
Silahlar sussun; fakat şehitlerimizin gazilerimizin sesi susturulmasın.
Kardeşlik büyüsün; fakat kardeşliğin bedeli şehit ailelerine gazilerimize milletimize ödetilmesin.
Toplumsal barış sağlansın; fakat adalet feda edilmesin.
Terör örgütü silahlarını bıraksın ve hukuk önünde hesap versin.
Bunun karşılığında şehitlerimizin hukukundan bir parça isteniyorsa vermeyiz.
Milletimizin egemenliğinden taviz isteniyorsa vermeyiz.
Silahlı geçmişin karşılığında siyasi imtiyaz isteniyorsa kabul etmeyiz.
Terör örgütünün silahla elde edemediğini masa başında elde etmesine izin vermeyiz.
Kimse bize “Susun, süreç zarar görmesin.” demesin.
Şehitlerimizin hukukunun zarar gördüğü yerde, zarar görmesinden korkacağımız hiçbir süreç yoktur.
Hürriyetçi Eğitim Sen olarak Çerçeve Yasa’ya itiraz ediyoruz.
Terör suçlularına açık veya örtülü af niteliği taşıyacak düzenlemeleri kabul etmiyoruz.
Terör örgütü elebaşına herhangi bir hukuki veya siyasi statü kazandırılmasına karşı çıkıyoruz.
Örgüt kadrolarının silahlı geçmişlerinden siyasi imtiyaz üretmesine karşı çıkıyoruz.
Sürecin bütün aşamalarının Türk milletine açıkça anlatılmasını istiyoruz.
Şehit ailelerinin ve terör mağdurlarının görüşlerinin dikkate alınmasını istiyoruz.
Buradan Türkiye Büyük Millet Meclisine ve milletvekillerimize sesleniyoruz:
Önünüzde yalnızca birkaç maddeden oluşan sıradan bir kanun teklifi yoktur.
Vereceğiniz karar, şehit ailelerinin devlete duyduğu güveni ve milletimizin adalet duygusunu doğrudan etkileyecektir.
Elinizi kaldırmadan önce Aybüke öğretmeni düşünün.
Necmettin öğretmeni düşünün.
Neşe öğretmeni düşünün.
Üç yaşındaki Betül’ü düşünün.
Yasemin ve Bayram öğretmenleri düşünün.
Evladını, eşini, annesini veya babasını teröre kurban vermiş insanlara bu düzenlemeyi nasıl anlatacağınızı düşünün.
Yarın hiç kimse “Sonucun buraya varacağını bilmiyorduk.” diyemez.
Milletvekillerinin sorumluluğu yalnızca bugüne karşı değildir.
Bu sorumluluk şehitlerimize, milletimize, hukuka ve tarihe karşıdır.
Aybüke’nin türküsü, Necmettin’in emaneti, Neşe’nin cesareti, Yasemin ve Bayram öğretmenlerin üç yaşındaki Betül’le birlikte yarım kalan hayatı karşınızda durmaktadır.
Biz de buradayız.
Susmayacağız.
Unutmayacağız.
Unutturmayacağız.
Şehit öğretmenlerimizin, askerlerimizin, polislerimizin vatandaşlarımızın aziz hatıralarını hiçbir siyasi hesabın ve pazarlığın konusu yaptırmayacağız.
Şehitlerimizin hukukunu sonuna kadar savunacağız.
Ve bir kez daha Türkiye Büyük Millet Meclisine sesleniyoruz:
Hürriyetçi Eğitim Sen’e komisyonda söz hakkı verin.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Levent KURUOĞLU
Hürriyetçi Eğitim Sendikası Genel Başkanı







